
” Hava güneşli..Ilık ılık esiyor hafiften..Masmavi gökyüzü,tek bir bulut yok..
Ceylin hanım annesinin onu parka götürme teklifini sevinçle karşıladı ama ne yazık ki uyuyakaldığı için bir başka güneşli güne kaldı dileğimiz..
Sevgili Sadiye anne olacakmış. Ne güzel..Ne tatlı, ne muhteşem bir heyecan içindedir şimdi..
Bahar hayatımıza iyiden iyiye girdi,bir güzel yerleşti..Günler daha güzel, hayat daha neşeli sanki..
Mutfağım yeni sebzelere, meyvelere hasret..Mis gibi domatesin kokusunu duymak istiyoruz. Taze patlıcanın, yeşil eriğin yeri hazır dolapta. “Gerçeği çıksın diye bekliyoruz”. Bir çocuk saflığı ile söylüyoruz “gerçeği çıkınca alacağız, bunlar hormonlu,hormonlu..”
Bahar..mavinin yeşile doyduğu, yeşilin çiçeklere kandığı bahar..
Hoşgeldin..
Tatlı tatlı essin bahar rüzgarları, penceremizin perdesini uçursun nazlı nazlı..Bitki çayımızdan bir yudum alırken nergizler, yasemenler, mis kokulu karanfiller gözlerimizi şenlendirsin..
Bir su sesi gelsin kulaklarımıza.Şırıl şırıl çağlayan bir dere kenarında oturalım. Kuzuların seslerine uzaktan bir çoban köpeği ses versin. Çiçekler arasında gezinen bir bal arısı bir dilim kekimize musallat olsun. Verelim o da onun olsun..
Bahar bizim ya..Gerisi ne olursa olsun..
Muhabbetle..”
Bu satırları bundan 2 hafta önce yazmıştım. Üstünden bunca zaman geçmesine rağmen yayınlanmasında bir sakınca yok. Bugün de tam bir bahar havası vardı İstanbul’da.
Aslında çok şey yazmak istiyorum ama bu aralar siteye değil masaüstüne yazıyorum. Sitenin temasını değiştirmeye karar verdim. Biraz değişiklik eminim herkesin hoşuna gidecektir.
Yayınlanmayı bekleyen ne masalar, ne tarifler var..
Şimdilik bu kadar..





