Merhaba,Ceylini Salı günü doktora götürdüğümüzden bahsetmiştim. O akşam pirinç unlu su muhallebisini yedikten sonra yediğinden de fazlasını kustu. Dün sabah kahvaltımızı yapmadan çıktık evden. Hastanenin karşısında güzel bir pastaneye gittik. Ceylin doğmadan önce haftasonları kahvaltı için sıkça gittiğimiz bir yer. Açık büfeyi hep sevmişimdir ; mutfaktaki servisi hazırlayanların istediği kadar değil kendi istediğin kadar alıyorsun tabağına
sevdiğinden daha fazla alıp,istemediğinden almıyorsun,israfı da -doğru kullanıldığında- engelleyen bir yöntem.
Kahvaltıdan sonra hastaneye gittik. Laboratuvarda bir gün evvel yaptıramadığımız kaka tahlilini yaptırmamız gerekiyor. Lakin bu sandığımız kadar kolay olmadı. Sık sık kontrol ettim,yok. Hastane dışına çıkıp caddede yürüdük, Ceylin hanıma ciciler aldık. Bebekler için ne güzel şeyler yapıyorlar, renk renk, cıvıl cıvıl yazlıklar çıkmış.
Güzel havanın tadını çıkararak,ılık esen rüzgara karşı yürüdük. Ben bol bol vitrinlere baktım. Malum evde olunca çalıştığım zaman ki kadar modayı takip edemiyorum
Gerçi hiç farketmez,moda diye sevmediğim bir şeyi almam,modası geçti diye beğendiğim bir şeyi almaktan geri durmam.
Ev için gerekli belki de gereksiz
birkaç şey daha alıp “Hah yaptı galiba!” deyip sevinçle hastaneye gidip boş bezle karşılaştığımızı da söylemeden geçmeyeyim
Yarım saat içinde test edilmesi gerektiğinden babasının hastaneye bırakabileceğini düşünerek verdikleri tüpü alarak aheste aheste evimize döndük.
Tam sofrayı hazırlamıştım ki.Eşim seslendi,bir kontrol et dedi. Vee beklenen olmuştu. Hemen tecrübeli bir laborant edasıyla bezden tüpe koydum. Eşim evden çıktı,10 dakika sonra arayarak laboratuvara teslim ettiğini söyledi.Oh nihayet bitmişti bu iş!Eminim yüzünüzde bir tebessümle okudunuz bu yazdıklarımı. İşte siteye yazamamamın nedenleri. Kızım dün akşam biraz daha iyiydi. Sanırım ishali 15.gününde geçecek. Alt dişlerinde bu kadar zorlanmamıştı. Sanırım üst dişler böyle oluyor.Duyduğuma göre azı dişler daha da zor atlatılıyormuş.
Bu arada bugün tahlil sonucunun alınıp doktora gösterilmesi gerekiyor. Ceylin uyuyor eğer ishali geçtiyse hiç hastaneye gitmeye niyetim yok. Nasıl olsa doktorumuz Cumartesi de çalışıyor,o zaman alır gösteririm. Aman iyi ki tıpı kazanamamışım. Lise sonda öyle çok istiyordum ki,okul birinciliğime rağmen ve bütün denemelerde tıpı kazanamayacak bir puan almamama rağmen olmadı,birkaç puanla kaçırdım. Ve öylesine yazdığım (gerçekten öylesine düşünmeden yazdığım) Gazi ilköğretim matematik öğretmenliğini kazandım. Allah’ıma bin şükür! Mesleğimi seviyorum,matematiği seviyorum, okulu, öğretmenleri, öğrencileri, ders işlemeyi, problem çözmeyi, ödevlere yıldız atmayı seviyorum. Hatta “bir türlü kalemli tahtası olan okullara düşemedim
“dediğim halde üstümü başımı toz eden tebeşirli kara tahtayı bile sevdiğimi anladım.
Sabah okul bahçesinde andımızı dinlemeyi, sınıfımın arkasında gizli gizli esneyerek beklemeyi
,yazılı okumayı, öğretmenler odasında oturmayı özlemişim.
Okullar kapandıktan sonraki hafta başlıyorum çalışmaya. Seminerlere katılacağım anlıyacağınız. Kızım sayesinde bu bir yıllık ara ile mesleğimin de kıymetini daha iyi anladım ve işimi ne kadar sevdiğimi.
Öğretmenlik ayrı bir dünya, başka türlü bir şey. Duygusuz insanların yapabileceği türden birşey değil. Sabrın, şefkatin, sevginin ve umudun olmadığı gönüllerde eğreti duran bir iş. İş demek de ne kadar doğru bilmiyorum. İlköğretimde çalıştığım için olsa gerek anne babadan sonra geldiğimi bildiğim için küçücük kalplerde olmanın tadı bir başka.
Çok konuştum. Farkındayım. Tarifini vermediğim pasta ve panna cottayla başlamak istiyordum bugün. Ama panna cottaya göz kararı koyduğum jölenin miktarını bilmemek paylaşmadan önce tekrar yapsaydım düşüncesi uyandırdı bende. Ama tarifin aslında jelatin var zaten. Ben orjinalini vereyim.İsteyenler için tekrar yaptığımda jöle miktarını da eklerim.
Pasta tarifinide tekrar yapıp yapım aşamasını da resimlemek istiyorum.Çünkü çok lezzetli ve üstündeki şekli merak edenler için yardımcı olacağını düşündüğüm bir aparatı da paylaşacağım. Evde süt kalmamış, üşenmez markete gidersem belki akşama yaparım bu pastadan. Canım çok tatlı çekiyor
Neyse..
Tarif eşimin benim için aldığı daha önce okumadığım bir dergiden. Mutfak Rehberi’nin Ocak Sayısından.Ancak tarif Tarçınlı Panna Cotta.Ben üstüne böğürtlen marmelatı dökeceğim için tarçın koymadım.Orjinal tarifi veriyorum.İstediğiniz şekliyle deneyin.
Panna Cotta
Malzemeler:
- 300 ml süt
- 1 limon
- 1 çubuk vanilya-aktarlarda bulabilirsiniz
- 2 çay kaşığı silme tarçın
- 50 gr şeker
- 3 yaprak jelatin – sade toz jöle kullandım
- 100 ml taze krema
- 1 olgun mango -kullanmadım
- 50 ml portakal suyu(taze sıkılmış) -kullanmadım
Yapılışı:
- Sütü bir tencereye koyuyoruz.
- Limonu yıkayıp ikiye bölüyoruz.Yarısının kabuğunu rendenin ince yerinde rendeliyoruz.
- Vanilya çubuğunu boylamasına ikiye bölün ve kazıyıp özünü çıkarın.
- Limon kabukları tarçın,şeker,vanilya özü ve çubuğunu süte katıp ağır ağır kaynamaya bırakıyoruz.
- Jelatini soğuk suda yumuşatın.
- Süt tenceresini ateşten alıyoruz ve vanilya çubuğunu içinden çıkarıyoruz.
- Jelatini sıcak süte ilave edip karıştırıyoruz ve tencereyi soğuk suyun üstüne oturtup soğutuyoruz.
- Kremayı sertleşinceye kadar çırpıyoruz.
- Tarçınlı süt jölelenmeye başlayınca tekrar iyice karıştırıyoruz.
- Kremayı dikkatlice ilave ediyoruz.
- Soğuk su ile yıkanmış kaplara dolduruyoruz.
- En az 3 saat buzdolabında bekletiyoruz. Ben 4-5 saat beklettim.
- Mangoyu soyup,çekirdeklerini çıkartın ve meyvenin 2/3 ünü portakal suyuyla püre haline getirin.Kaln meyveyi küp doğrayıp ilave edin.Ben bunun yerine böğürtlen marmelatı dökerek servis yaptım.Mangolu hiç yememiştim,denemeye de gerek görmedim.
- Buzdolabından çıkan kapları sıcak suya oturtup kaldırın ve bıçak yardımıyla bir kenarından hava aldırarak ters çevirip servis tabağına alın.
- Üzerine ister mangolu sosu isterseniz evdeki herhangi bir marmelat ya da reçelin sulu yerinden dökerek servis yapın.Bence böğürtlen iyi gidiyor,çilek ya da vişne de olur.
- Afiyetle..
Unutmadan süpriz önce Ceylin’in hastalığına ardından site yöneticisine takıldı,herhalde bu hafta içinde duyururum.
