Nis 24

img_1649.JPG

Merhaba,Ceylini  Salı günü doktora götürdüğümüzden  bahsetmiştim. O akşam pirinç unlu su  muhallebisini yedikten sonra yediğinden de fazlasını kustu. Dün sabah kahvaltımızı yapmadan  çıktık evden. Hastanenin karşısında güzel bir pastaneye gittik. Ceylin doğmadan önce haftasonları  kahvaltı için sıkça gittiğimiz bir yer.  Açık  büfeyi hep sevmişimdir ; mutfaktaki servisi hazırlayanların istediği kadar değil kendi  istediğin kadar alıyorsun tabağına :) sevdiğinden daha fazla alıp,istemediğinden almıyorsun,israfı  da -doğru kullanıldığında- engelleyen  bir yöntem.

Kahvaltıdan sonra hastaneye gittik. Laboratuvarda bir gün evvel yaptıramadığımız kaka tahlilini yaptırmamız gerekiyor. Lakin bu sandığımız kadar kolay olmadı.  Sık sık  kontrol ettim,yok. Hastane dışına çıkıp caddede yürüdük, Ceylin hanıma ciciler aldık. Bebekler için  ne güzel şeyler yapıyorlar, renk renk, cıvıl cıvıl yazlıklar çıkmış.

Güzel havanın tadını çıkararak,ılık esen rüzgara karşı yürüdük. Ben bol bol vitrinlere baktım. Malum evde olunca çalıştığım zaman ki kadar modayı takip edemiyorum :) Gerçi  hiç farketmez,moda diye sevmediğim bir şeyi almam,modası geçti diye beğendiğim bir şeyi almaktan geri durmam.

Ev için gerekli belki de gereksiz :) birkaç şey daha alıp “Hah yaptı galiba!” deyip sevinçle hastaneye gidip boş bezle karşılaştığımızı da söylemeden geçmeyeyim :) Yarım saat içinde test edilmesi gerektiğinden babasının hastaneye bırakabileceğini düşünerek verdikleri tüpü alarak aheste aheste evimize döndük.

Tam sofrayı hazırlamıştım ki.Eşim seslendi,bir kontrol et dedi. Vee beklenen olmuştu. Hemen tecrübeli bir laborant edasıyla bezden tüpe koydum. Eşim evden çıktı,10 dakika sonra arayarak laboratuvara teslim ettiğini söyledi.Oh nihayet bitmişti bu  iş!Eminim yüzünüzde bir tebessümle okudunuz bu yazdıklarımı. İşte siteye yazamamamın nedenleri. Kızım dün akşam biraz daha iyiydi. Sanırım ishali 15.gününde geçecek. Alt dişlerinde bu kadar zorlanmamıştı. Sanırım üst dişler böyle oluyor.Duyduğuma göre azı dişler daha da zor atlatılıyormuş.

Bu arada bugün tahlil sonucunun alınıp doktora gösterilmesi gerekiyor. Ceylin uyuyor eğer ishali geçtiyse hiç hastaneye gitmeye niyetim yok. Nasıl olsa doktorumuz Cumartesi de çalışıyor,o zaman alır gösteririm. Aman iyi ki tıpı kazanamamışım. Lise sonda öyle çok istiyordum ki,okul birinciliğime rağmen ve bütün denemelerde tıpı kazanamayacak bir puan almamama rağmen olmadı,birkaç puanla kaçırdım. Ve öylesine yazdığım (gerçekten öylesine düşünmeden yazdığım) Gazi ilköğretim matematik öğretmenliğini kazandım. Allah’ıma bin şükür! Mesleğimi seviyorum,matematiği seviyorum, okulu, öğretmenleri, öğrencileri, ders işlemeyi, problem çözmeyi, ödevlere yıldız atmayı seviyorum. Hatta “bir türlü kalemli tahtası olan okullara düşemedim :) “dediğim halde üstümü başımı toz eden tebeşirli kara tahtayı bile sevdiğimi anladım.

Sabah  okul bahçesinde andımızı dinlemeyi, sınıfımın arkasında gizli gizli esneyerek beklemeyi :) ,yazılı okumayı, öğretmenler odasında oturmayı özlemişim.

Okullar kapandıktan sonraki hafta başlıyorum çalışmaya. Seminerlere katılacağım anlıyacağınız. Kızım sayesinde bu bir yıllık ara  ile mesleğimin de kıymetini daha iyi anladım ve işimi ne kadar sevdiğimi.

Öğretmenlik ayrı bir dünya, başka türlü bir şey. Duygusuz insanların yapabileceği türden birşey değil. Sabrın, şefkatin, sevginin ve umudun olmadığı gönüllerde  eğreti duran bir iş. İş demek de ne kadar doğru bilmiyorum. İlköğretimde çalıştığım için olsa gerek anne babadan sonra geldiğimi bildiğim için küçücük kalplerde olmanın tadı bir başka.

Çok konuştum. Farkındayım. Tarifini vermediğim pasta ve panna cottayla başlamak istiyordum bugün. Ama panna cottaya göz kararı koyduğum jölenin miktarını bilmemek paylaşmadan önce tekrar yapsaydım düşüncesi uyandırdı bende. Ama tarifin aslında jelatin var zaten. Ben orjinalini vereyim.İsteyenler için tekrar yaptığımda jöle miktarını da eklerim.

Pasta tarifinide tekrar yapıp yapım aşamasını da resimlemek istiyorum.Çünkü çok lezzetli ve üstündeki şekli merak edenler için yardımcı olacağını düşündüğüm bir aparatı da paylaşacağım. Evde süt kalmamış, üşenmez markete gidersem belki akşama yaparım bu pastadan. Canım çok tatlı çekiyor :) Neyse..

Tarif eşimin benim için aldığı daha önce okumadığım bir dergiden. Mutfak Rehberi’nin Ocak Sayısından.Ancak tarif Tarçınlı Panna Cotta.Ben  üstüne böğürtlen  marmelatı dökeceğim için tarçın koymadım.Orjinal tarifi veriyorum.İstediğiniz şekliyle deneyin. 

Panna Cotta

Malzemeler:

  • 300 ml süt
  • 1 limon
  • 1 çubuk vanilya-aktarlarda bulabilirsiniz
  • 2 çay kaşığı silme tarçın
  • 50 gr şeker
  • 3 yaprak jelatin – sade toz jöle kullandım
  • 100 ml taze krema
  • 1 olgun mango -kullanmadım
  • 50 ml portakal suyu(taze sıkılmış) -kullanmadım

Yapılışı:

  • Sütü bir tencereye koyuyoruz.
  • Limonu yıkayıp ikiye bölüyoruz.Yarısının kabuğunu rendenin ince yerinde rendeliyoruz.
  • Vanilya çubuğunu boylamasına ikiye bölün ve kazıyıp özünü çıkarın.
  • Limon kabukları tarçın,şeker,vanilya özü ve çubuğunu süte katıp ağır ağır kaynamaya bırakıyoruz.
  • Jelatini soğuk suda yumuşatın.
  • Süt tenceresini ateşten alıyoruz ve vanilya çubuğunu içinden çıkarıyoruz.
  • Jelatini sıcak süte ilave edip  karıştırıyoruz ve tencereyi soğuk suyun üstüne oturtup soğutuyoruz.
  • Kremayı sertleşinceye kadar çırpıyoruz.
  • Tarçınlı süt jölelenmeye başlayınca tekrar iyice karıştırıyoruz.
  • Kremayı  dikkatlice ilave ediyoruz.
  • Soğuk  su ile yıkanmış kaplara dolduruyoruz.
  • En az 3 saat buzdolabında bekletiyoruz. Ben 4-5 saat beklettim.
  • Mangoyu soyup,çekirdeklerini çıkartın ve meyvenin 2/3 ünü portakal suyuyla püre haline getirin.Kaln meyveyi küp doğrayıp ilave edin.Ben bunun yerine böğürtlen marmelatı dökerek servis yaptım.Mangolu hiç yememiştim,denemeye de gerek görmedim.
  • Buzdolabından çıkan kapları sıcak suya oturtup kaldırın ve bıçak yardımıyla bir kenarından hava aldırarak ters çevirip servis tabağına alın.
  • Üzerine ister mangolu sosu isterseniz evdeki herhangi bir marmelat ya da reçelin sulu yerinden dökerek servis yapın.Bence böğürtlen iyi gidiyor,çilek ya da vişne de olur.
  • Afiyetle..

Unutmadan süpriz önce Ceylin’in hastalığına ardından site yöneticisine takıldı,herhalde bu hafta içinde duyururum.

Nis 22

img_1830.JPG

 Bahar gelmiş, bahçedeki erik ağacımız çağla vermiş. Ben de  bu güzel bahar günlerinde kış çorbası ile karşınızdayım :) napayım canım çekti.  Geçen seneden beri  yapmamıştım. İki kişi için biraz çok oldu çorba deneyecek olanlar için söyleyeyim. Çorba 4-6 kişilik.

Tarife geçmeden alışık olmadığınız bu sessizliğin sebebini açıklayayım. Küçük meleğimin üst dişlerinin çıkmasına bağlı başlayan ishali 13.gününde ve hala geçmedi. Bende  de biraz karın ağrısı var. Bugün kızımı doktora götürdüm. Ama Ceylin hastanede tahlil için kaka yapmayınca bekledik bekledik döndük.

Aslında yazmak istediğim çok şey var.Ama nerden başlayacağımı bilemedim :)   Akşama size bir sürprizim var.  Herhalde en çok Sevval,Hicran,Esra ve ismi  yazmakla bitmeyecek :) hanımlar sevinecek bu habere.

vee işte tarif:

Malzemeler:

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1 su bardağından bir parmak eksik tel şehriye veya ev makarnası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 çay kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ (yağ miktarını zevkinize göre değiştirebilirsiniz)
  • yeterince su
  • tuz

Yapılışı:

  • Mercimek yeterince su ile kaynatılır.
  • Pişen mercimeklere şehriye ya da makarna ilave edilir.
  • Bir tavada eritilen yağda salça kavrulur.
  • Şehriyelerin pişmesine yakın ilave edilir.
  • Bir taşım kaynatılıp kapatılır.
  • Sıcak servis yapılır.
Nis 18

img_1815.JPG

Cumanız hayırlı, haftasonunuz keyifli olsun inşaallah diyerek başlayalım sohbetimize.Özlem ablamlar ( eltim olur kendisi:) ) bayramda kahvaltıya geldiklerinde çatal yapmıştım. Herhalde 1 ay kadar oluyor, arayıp çatalın  tarifini istedi. Tarifi verdikten  sonra hatırladım ben bunu sitede paylaşmamıştım. Dün kahvaltı için tekrar yapınca tarifi yazmak istedim. Bu kesinlikle gerçek çatal tarifidir. Deneyipte pişman olacak bir kişi çıkmaz, çıkarsa kızarım :) )

Malzemeler:

  • 1 yumurta
  • 100 gr margarin (oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 çorba kaşığı sirke
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • çeyrek su bardağı şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

üstü için:

  • yumurta sarısı
  • çörek otu

Yapılışı:

  • Yumuşamış margarini elimizle bir kaç dakika ezdiriyoruz.
  • Yumurtayı ekleyip karıştırıyoruz.
  • Yoğurdu ekleyip karıştırıyoruz.
  • Sıvıyağı ekleyip karıştırıyoruz.
  • Sirkeyi ekleyip elle karıştırmaya devam ediyoruz.
  • Toz şekeri de ilave edip karıştırdıktan sonra unun birazını döküyoruz.
  • Mahlep,tuz ve kabartma tozunu ekliyoruz.
  • Alabildiği kadar un ilavesiyle kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyoruz.
  • Ben birazını çatal şeklinde yaptım hamurun çoğunu ise merdaneyle 1 cm kalınlığında açıp kurabiye kalıplarıyla kestim.İstediğiniz şekilde şekillendirin.
  • Yumurta sarısı sürüp çörek otuyla süsleyin.
  • Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 10 dk kadar yani kızarana dek pişirin.
  • Taze demlenmiş çayla servis yapın.Afiyetle..

Dün arkadaşımın getirdiği kitaplardan Geçmiş Olsun Çoban Yıldızı’nı Ceylin’e okudum kızım dinlerken uyuyakaldı. Annelere tavsiye ederim :)
img_1812.JPG

Ben de birazdan ne zamandır arayıpta bulamadığım Eşimin Eşi Yok’u okumaya başlayacağım. Daha önce Eşim Aşkım Olsun’u keyifle okumuştum, eminim bu da onun kadar eğlenceli. Kitapları sizde görmüş olun istedim.Eşlerinize ve çocuklarınıza ya da en güzeli kendinize hediye edebileceğiniz kitaplar :)

Bugünkü ayet,hadis ve hikaye konusu olarak kıskançlığı seçtim. Ben hikayeyi çok beğenim siz bakalım nasıl bulacaksınız :)

Ayet:  ” Ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım! “  (Felak;5)

Hadis: “Hasetten, kıskançlıktan şiddetle kaçının! Çünkü haset, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi sevapları yer bitirir. “  (Ebu Hureyre’den, Ebu Davud)

Hikaye: Aişe Validemizin Efendimizi Çok Kıskanması

Hz. Aişe Validemiz anlatıyor: “Safiyye (ra) gibi güzel yemek yapanı görmedim. Bir defasında Resulullah (s.a.v) benim odamda iken, Safiyye ona yemek yapıp göndermişti. Çok şiddetli bir kıskançlık hissettim. Öyle ki beni bir titreme sardı. Gidip kabını kırdım, sonra da pişman oldum ve ” Ey Allah’ın Resulü, yaptığım bu hareketin keffareti nedir?” “Tabağa aynıyla tabak, yemeğe misliyle yemek” buyurdular.

Nis 17

img_1809.JPG

 Öyle güzel bir gün geçirdim ki..Sema’cığım çok teşekkür ederim sana.

Bugün kahvaltıda arkadaşım Sema Maraşlı bizdeydi. Kendisinin keyifli sohbeti eşliğinde kahvaltı yaptık. Yeni yazdığı kitabından,çocuklardan,evliliklerden kısacası hayata dair şeylerden konuştuk.

Bir kere kendisini tvden tanıyanlara söyleyeyim Sema tv dekiden bir 10 kilo daha zayıf :) Sohbetine doyum olmayan arkadaşım Ceylin’ime masal kitaplarından bana ve eşime de evlilik kitaplarından getirmiş. Hediye kitaplarımızla birlikte evdeki kitabımı da imzaladı sağolsun.

Kahvaltıdan sonra  birlikte bir seminer programına gittik. Sema’yı sahnede de keyifle dinledim. Koca salonda bir de benden ve sitemden bahsetti canım arkadaşım. Program sonrası imza sırasında gazeteci  yazar Mine İzgi’yle tanıştık, sohbet ettik biraz. Hanımlardan sitemle ilgili sorular geldi,adresi isteyenler oldu. Semacığım sayesinde keyifli mutfağıma yeni konuklar eklendi.

Kısacası çok güzel bir gün geçirdim. İyi ki tanımışım arkadaşım seni. Senin gibi bilgili, kültürlü, güler yüzlü, iyi niyetli, ahlaklı ve çok cici bir arkadaşım olduğu için şanslıyım canım.

Tekrar görüşmek dileğiyle..

Ve ayet,hadis,hikaye..

Ayet: “”Ey habibim! Seni sevenler hakikatte beni severler. Sana tabi olanlar da bana tabi olmuşlardır.”  (Al-i İmran; 31)

Hadis: “Sizden biriniz ben kendisine babasından,çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça hakkıyla iman etmiş olmaz.”  (Buhari-Müslim)

Hikaye: Peygamber Efendimiz (s.a.v) zamanında bir adamın ismi Abdullah lakabı Hımar’dı.Bazen peygamberi güldürürdü. İçki içtiği için Resulullah onu cezalandrımıştı.

Bir keresinde gene içki  içmiş,sarhoş olarak getirilmişti.Peygamberimiz emretti ceza uygulandı.Bunun üzerine cemaatten bir adam : “Allah’ım! Ona lanet er, amma da çok içki içiyor bu adam! ” deyince, Allah Resulu şöyle buyurdu:

“Onu lanetleme! Bu adam hakkında bildiğim tek şey, onun Allah’ı ve Resulünü sevmiş olmasıdır”

Uykum gelmiş olmasaydı çatal tarifini verecektim ama benden bugünlük bu kadar :) Şimdilik hoşçakalın..

Nis 16

img_1808.JPG 

Merhabalar,

Mutlu ve de heyecanlıyım bugün. Sebebini yarın öğrenirsiniz :) Demek  ipucu istiyorsunuz. Hımm peki o zaman söylüyorum yarın bir sofra resmiyle karşınızda olacağım nasipse. Neler hazırlayacağımı ben de bilmiyorum şu an.Düşünmedim henüz.Eşimden edindiğim bir huy var çok hoşuma gidiyor ve işe yarıyor. Yapacaklarımın bir listesini tutmak. İlk gördüğümde garipsemiştim ama baktım yazmak gerçekten heminsanı plan programlı yapıyor hem de işler daha kolaylaşıyor.

Okula giderken mecburen bir not defterim var,şu yazılı sözlü notlarını yazdığım değil,böyle önemli şeyleri,yapılacakları not etmek için. Ama evde böyle küçük kağıtlara not almakta işe yarıyormuş.

Hemen ayet,hadis,hikaye ve tarife başlayalım.

Ayet:”işte Allah’ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy.De ki : ‘Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur’an),alemlere bir nasihat ve hatırlatmadan başkası değildir.’  (En’am;90)

Hadis: “İnsana nasihat olarak ölüm yeter.”

Hikaye: Mevlana’nın Nasihati

Mevlana’nın meşhur yedi nasihati şöyledir:

“Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol!

Şefkat ve merhamette güneş gibiol!

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol!

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol!

Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol!

Hoşgörürlükte deniz gibi ol!

Ya olduğun gibi görün,

Ya göründüğün gibi ol!

Gelelim tarife:

Malzemeler:

  • 1 büyük havuç ya da 2 orta boy havuç
  • 2 çorba kaşığı un
  • 3-4 çorba kaşığı sıvıyağ
  • 1 su bardağı süt
  • yeterince su
  • kıyılmış dereotu

Yapılışı:

  • Sıvıyağda rendelenmiş havuçları 3-4 dk kavuruyoruz.
  • Unu ekleyip tahta kaşıkla kavurmaya devam ediyoruz.
  • İyice kavrulduğunda soğuk süt ve yeterince suyu ilave ediyoruz.
  • Pişince blendırdan geçiriyoruz.
  • Servis öncesinde derotu ilave ediyoruz.
  • Afiyetle..