Nis 30

img_1043.JPG

 Bugünde gece geç yatmama rağmen güne erken başladım. Tek sorun sabah uyandığımda başlayan şiddetli baş ağrısı, burunda nemlenme, boğazda şişlik..Ama hasta olmaya niyetim yok. Babamların geçen sene getirdiği bilumum ot çeşitlerinden çay yapıp içeceğim. Günlerdir üşenip yemediğim meyvelerden de yiyeceğim.Ah insanoğlu böyle işte! Hastalanmadan sağlığını kıymetini bilmiyor.

 Dün alt kat komşumuzla Ceylinin doktoruna gittik, ishali geçmedi ama tahlil sonuçları temiz. Diyetine son verdi, ilaçları da kesmemizi söyledi. Rahatladım. Cadde üstünde güzel bir pastanede çay içmeyi teklif ettim. Cemile abla diyette olduğunu söyleyip sütlü tatlı ya da pasta yiyemeyeceğini söyleyip dondurma istedi. Ben de kendisine eşlik ettim tabi.Dondurmadan sonra su da içtim. Akşam eşim geç geldi, gelirkende dondurma almış. Ülker golf bravolardan. Denemediyseniz deneyin. Geçen sene ki dondurmalarına göre Ülker bu yıl kesinlikle çok daha başarılı.Yerli malı yurdun malı deyip A.. marka almayın derim ben.Neyse herhalde bir gün de 2 dondurma çok geldi.

Nurcan,Sevval,Hicran,Esra,Sadiye sürprizi unutmamışlar :) Sürprizi artık açıklamakta bir sakınca görmüyorum. Sürprizlerden ilki “Sizden Gelenler” diye bir bölüm açmayı düşünüyorum. Mailime gelen tariflerden hangi birini deneyebilirim :( Üstelik,artık sitenin bir parçası haline gelen müdavimleriminde marifetlerini sitemde sergilemelerini istiyorum.Tabii ki benim yaptığım gibi olması şartıyla.Yani rasgele herhangi bir yemeğin tarifi ile değil, gerçekten güzel olduğuna inandığınız tarifleri resimleri ile birlikte iletişim kutusundaki mail adresine gönderin. Paylaşalım.

İkinci sürpriz, “Keyifli Mutfağım”da “Mutfak Sohbetleri” etiketiyle yazılar paylaşacağım. Mutfakta sadece yemek mi yapıyoruz hanımlar? Hepinizin keyifle okuyacağı güzel konulardan,gündelik olaylardan,moda,gezi,sağlık,hobi ve pek çok konudan bahsedeceğiz.

Tarifime geçip, karışık bir şifa çayı demleyeceğim. Anneciğim bu satırları okuyup üzülme :) iyileşirim hemen.

Severek yapıp yediğimiz lezzetli bir tuzlu kek tarifi.

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • 1 çorba kasesi ufalanmış beyaz peynir
  • 1 tutam dereotu veya maydanoz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un

Yapılışı:

  • Yumurta,soğuk süt,sıvıyağı çırpma teliyle karıştırıyoruz.
  • İnce kıyılmış dereotu ya da maydanoz,beyaz peynir,kaşar peyniri ilave edip tahta kaşıkla karıştırıyoruz.
  • Un,kabartma tozu,tuzu ilave edip kek kıvamından biraz daha katı olacak şekilde oluncaya dek un ilavesiyle karıştırıyoruz.
  • Ortası delik kek kalıbını margarinle yağlayıp içine azıcık un serpiyoruz.
  • Kek harcını döküyoruz ve kaşıkla üstünü düzeltiyoruz.
  • Önceden ısınmış 170 derece fırında 30-40 dakika pişiriyoruz.
  • İlk 30 dakika fırının kapağını kesinlikle açmıyoruz.
  • Çıktıktan bir iki dakika sonra kalıptan çıkarıyoruz.
  • Ilıyınca dilimleyip servis yapıyoruz.

Yeni demlenmiş çayla ooohhhh…afiyetle yiyoruz:)

Şimdilik bu kadar hanımlar,beyler..hoşçakalın.

Dün tam 965 kişi gelmiş,hoş gelmiş,sefalar getirmiş,başımın ağrısından unutuyordum,kusura bakmayın.Yeni üyelere de katılımlarından dolayı teşekkürler.

Yorumlarınızı ve ankete katılımınızı esirgemeyin.Sevgi ve selamlar..

Nis 29

img_0961.JPG

 Günaydın,günaydın,günaydın…

Aman nasıl güzel bir gün bugün,nasıl mutlu oldum. Parmaklarınıza sağlık efendim. Dün tam 830 kişi ziyaret etmiş  sayfamı. Hoşgeldiniz. Safalar getirdiniz. Her zaman beklerim :)

Dün Cem Yılmaz’ı seyrederken fazla gülmekten çenem ağrıdı, ziyaretçi sayısını görünce gülmeye alışan ağız kaslarım kendini iyice bıraktı.  Bunları yazarken sırıtır durumdayım anlıyacağınız. Cidden gülmekten yanaklarıma ağrı girdi. Cem  Yılmaz gibi zeki ve espiri yeteneği kuvvetli  bir kişi daha görmedim.Helal olsun!

Bugünlerde pek erkenciyim. Sabah erken kalkıyorum, eşimle kahvaltımızı yapıp, onu işe gönderdikten sonra işlerimi bitiriyorum. Sonra Ceylin uyanıyor. Onunla ilgileniyorum. Sayfaya tarif ekliyorum. Kitap okuyorum. Sema’cığımın “Eşimin Eşi Yok”u bitmek üzere,o bitince Elif Şafak’ın “Siyah Süt” kitabına başlayacağım.

Özlem ablamla (eltim) geçenlerde konuşurken kolay su böreğini  sormuştu,ben de eklediğimi ve arşivden bulabileceğini söylemiştim. Bulamadığını söylediğinde ben de aradım,komik ama kendi sitemde yazdığım tarifi ben de bulamadım :)

Arşivim bu kadar genişledi mi ya :)

Sevgili Fatoş, gene gel deyince P.D.Ç.S.E-22 ye ikinci tarifimle katılmaya karar verdim.

Bu börek lezzet olarak su böreğini aratmamakla birlikte,yapımı son derece kolay. Hatta hazırlama süresi 10 dakika,pişme süresi  yarım saat.

Malzemeler:

  • 4 yufka
  • yarım demet maydanoz
  • 100-150 gram beyaz peynir
  • 1 su bardağı su
  • 1su bardağı sıvıyağ (1 parmak eksik kullanırsanız daha hafif olur)
  • 1 yumurta

Yapılışı:

  • Su,yağ,yumurta karıştırılır.
  • Orta boy fırın tepsisine-büyük boy borcambüyüklüğünde-yufkalardan biri serilir.Yufkanın kenarları tepsinin dışına sarkacak şekilde konur.
  • Maydanoz ve ufalanmış beyaz peynir karışımından rastgele serpilir.
  • Her yufka 7-8 parçaya elle bölünür.
  • Sıvı karışıma batırılıp,beklemeden çıkarılır.
  • Peynir serptiğimiz ilk  yufkanın üstüne kapatılır.
  • Her kapamadan sonra rasgele dağınık şekilde peynir serpilir.
  • Tekrar yufka parçaları hızla sıvı karışıma batırılıp çıkarılarak kapatılır.
  • En alttaki yufkanın kenarları üste kapatılır.
  • Kalan karışım dökülür.
  • Önceden ısıtılmış 200 derece fırında  yarım saat yani kızarana  dek pişirilir.
  • Kare dilimlenir.
  • Afiyetle yenir :)
Nis 28

img_1857.JPG

 Hayırlı Sabahlar,

Kahvaltımı yaptım, gazetelerimi okudum, Ceylin uyuyorken etkinliğe tarifimi hazırlayayım dedim. Nerden geldiyse aklıma Cemal Safi’nin “Ya Evde Yoksan” şiirinin

“Aşkınla ne garip hallere düştüm.
Her şeyim tamam da bir sendin noksan,
Yağmur taş demeden yollara düştüm.
İçim ürperiyor ,ya evde yoksan… ”

dizeleri geldi aklıma. Hayırdır inşaallah :) sabah sabah bir yere de gitmeyi düşünmüyorum ama :) kim ki evde olmayan..Üniversitedeyken, Cemal Safi, Abdurrahim Karakoç gibi şairleri dinleme fırsatı bulmuştum. Cemal Safi’nin kendi ağzından Ya evde yoksan’ı dinlemek çok güzeldi. Abdurrahim Karakoç ünlü türkü Mihriban’ın şairi..”sarı saçlarını deli gönlüme,bağlamışsın çözülmüyor Mihriban…”

O gün Abdurrahim Karakoç şiirlerini kitaptan tek düze  okuyunca şaşırmıştım. Kendisininde ifade  ettiğine göre şiirlerini Mihriban da  dahil olmak üzere ezbere bilmiyormuş.

Genel olarak üniversiteli gençler -ben de dahil-bu değerli şairlerimizden çok Uğur Aslan’la ilgilenmişlerdi. Herhalde gençliğin verdiği bir çoşkuyla, bir de şiirlerini Fon müzik eşliğinde ve vokalistin söylediği şarkılarla okuyunca pek bir zevkle dinlemiş, yurdun giriş saatini  geçirmiş olarak dönmüştük oda arkadaşlarım Zeynep  ve Selda’yla.

Sevgili arkadaşım Zeynep’i anmadan geçemeyeceğim. Ankara’da özel bir yurtta 4 sene birlikte kaldık. Çok güzel anılarımız var, kendisiyle telefonla görüşebiliyoruz uzun zamandır.Afyon’da görev yapıyor meslektaşım:)Kendisine kocaman sevgiler burdan..

P.D.Ç.S.E-22 nin ev sahibesi Fatoş Tuncay ,kendisine daveti için teşekkür ediyor,kolaylıklar diliyorum.

Malzemeler:

  • Yarım paket margarin (tereyağı da olur)
  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çorba kaşığı yoğurt
  • 4 çorba kaşığı pudra şekeri
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 3 su bardağı un

İçinin kreması için:

  • 1,5 su bardağı süt
  • 1  çorba kaşığı  un
  • 1 çorba kaşığı nişasta
  • Yarım limon kabuğu rendesi
  • Yarım portakalın suyu
  • 5 çorba kaşığı toz şeker

Dışının çikolatası için:

  • 1 paket bitter çikolata (2 tane 40 gramlık kullandım)

Yapılışı:

  • İyice yumuşamış margarine yumurta,yağ ve yoğurdu ekleyip karıştırıyoruz.
  • Unun yarım bardağını döküp karıştırıyoruz.
  • Kalan un ve pudra şekeri,vanilya ve kabartma tozunu ekleyip kulak memesi kıvamında hamurumuzu yoğuruyoruz.
  • Hamuru dinlenmek üzere bırakıp kremayı hazırlamaya başlıyoruz.
  • Bir tencereye süt,şeker,nişasta ve unu koyup telle karıştırarak kısık ateşte pişiriyoruz.
  • Kaynayınca portakal suyu ve limon kabuğunu ilave edip bir taşım kaynatıp kapatıyoruz.
  • Hamurdan  ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizde açıyoruz.
  • Ortasına bir tatlı kaşığı kremadan koyup  uçlarını birleştirip altta kalacak şekilde tepsiye diziyoruz.
  • Çikolatayı benmari usulü erimeye bırakıyoruz.Yani çikolatayı bir kaba koyup,kabıda su dolu başka bir kaba koyup ocakta  kaynatıyoruz.
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırına tepsiyi sürüp 15-20 dakika pişiriyoruz.
  • İlk sıcaklığı çıkan  kurabiyeleri çikolataya batırıp servis tabağına  alıyoruz.
  • İçi kremalı,dışı çikolata kaplı kurabiyelerimizi afiyetle yiyoruz.
Nis 27

img_1851.JPG


 Ah bu beyler, paşalar, hanımlar, sultanlar ağızlarının tadını nasıl  da biliyorlarmış. Saray mutfağından denediğim her yemeğin illa ki bir zahmetli tarafı olacak,sonunda da muhteşem bir lezzeti.

Harika lezzetteki bu köfteleri misafirleriniz için hazırlamanızı tavsiye ederim. Sunumu gayet şık olan köftelerin ben özelikle sosuna bayıldım.

Mutlaka deneyin derim.Benim tarifim 8 Kişilikolmakla birlikte, ben 7 köfte çıkardım.Zorlarsanız  9  köfte de  çıkar:))

Yani sayıyı ona göre ayarlayın.

img_1846.JPG

Malzemeler:

  • 450-500 gram kıyma
  • 1 kuru soğan
  • 1 yumurta
  • 2 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 kase ufalanmış  bayat ekmek
  • yeterince tuz,karabiber,kekik ve maydanoz

sos için:

  • 3  çorba kaşığı  sıvıyağ
  • 1 çorba kaşığı tepeleme un
  • 2 çorba kaşığı salça
  • yeterince su
  • tuz

Patates püresi için:

  • 2 iri patates 
  • yarım çay bardağından biraz fazla sıcak süt
  • yarım çay bardağı sıvıyağ
  • tuz

Yapılışı:

  • Köftelik malzemeyi yoğuruyoruz.
  • Yumurta büyüklüğünde parçalar koparıyoruz.
  • Toplar yapıp,ortalarını parmağımızla çukurlaştırıyoruz.
  • Kenarlarını düzgünleştirip yağlanmış fırın tepsisine alıyoruz.
  • Önceden ısıtılmış 200 derecede  yarım  saat pişiriyoruz.
  • Soyup yıkadığımız patatesleri ince halkalar halinde doğrayıp üzerini geçecek şekilde suyla düdüklü tencerede 15 dakika kadar haşlıyoruz.
  • Suyunu süzmek için tel süzgece boşaltıyoruz.
  • Patatesleri bir tencereye alıp,üzerine yağ,sıcak süt ve tuz ekliyoruz.
  • Kısık ateşte çırpma teliyle karıştırarak kaynatıyoruz.
  • Kaynadıktan sonra kıvamı biraz sertleşinceye kadar 1-2 dakika daha pişriyoruz.
  • Püreyi ilk sıcaklığı çıktıktan sonra krema sıkacağı ile köftlerin çukurlarına dolduruyoruz.
  • Sosu hazırlamak için,yağ ve unu  teflon tavada kavuruyoruz.
  • Salça ilave edip,biraz daha kavuruyoruz.
  • Soğuk su ilave edip kaynatıyoruz.
  • Sosumuz ne çok  sulu ne katı olmasın.
  • Sosu köftelerin üzerine değil,köftelerin  altına gelecek şekilde tepsiye döküyoruz. 
  •  Önceden ısıtılşmış 180 derece fırında 10-15 dakika  daha pişiriyoruz.
  • Süslemek için domates,biber,maydanoz kullanarak servis yapabiliriz.(Benim vaktim yoktu :) )

Afiyetle yiyiniz..

Nis 25

  Çok  hafif ve  lezzetli bir tat.Kabak sevmeyenler içinde yiyebilecekleri bir tarif.Mutlaka deneyin  derim. Lezzetli bir tuzlu kek.İsterseniz içine maydanoz,dereotu,kaşar peyniri koyarak tarifi zenginleştirebilirsiniz.Ben bu haliyle tercih ediyorum.

img_1831.JPG

 

Malzemeler:

  • 3-4 kabak
  • 3 yumurta
  • yarım su bardağı  sıvıyağ
  • yarım su bardağı ufalanmış beyaz peynir
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 silme tatlı kaşığı tuz
  • 1 su bardağı un + 1/3 su bardağı un
  • üstü için çörek otu

Yapılışı:

  • Kabakların kabuklarını soyup rendeliyoruz.
  • Avucumuzda sıkarak suyunu süzdürüyoruz.
  • Kabakları bir kaba alıp,üstüne yumurtaları kırıp karıştırıyoruz.
  • Ufalanmış beyaz peynir ve yağı ekleyip karıştırıyoruz.
  • Un ve kabartma tozunuda koyup hamuru birkaç kez daha karıştırıyoruz.
  • Margarinle yağlanmış fırun kabına bir parmak kalınlığını geçmeyecek şekilde hamuru ince yayıyoruz.Yoksa içi pişmez.
  • Üstüne çörek otu serpip önceden ısıtılmış 180 derece fırında yarım saat kadar yani üstü kızarana dek pişiriyoruz.
  • Kare dilimleyip servis yapıyoruz.